ÇOBANLARIN DÜNYASI





## ÇOBANLARIN DÜNYASI ##
Çoban olupta sırtında kucağında hayvan taşımayan yalan söyler yada çobanlık yapmamıştır gerçek anlamda ani o zenginler varya çiftlik sahibi onlar bilmez elini bile sürmeden hibeli hayvan sahibi olanlar bilmez çiftliklerde bakanlar değil hayvancılığı biz dağ da taş ta ormanda yaylada bakan ancak bilir gerçek hayvancılığı çobanlığı onlar yaşadı şimdi teknoloji gelişti hayvan hastalandı ara traktör ile gelsin alsın hasta yada doğum yapanı eskiden öylemiydi hasta hayvanı sırtında taşırsın bıraksan kurt kuş yer kessen etini nereye bırakacaksın çok kişi ağaçlara kesip saklayan olmuştur eti akşam dönüşte yine sırtına alıp devam etmiştir en zoru canlı hayvanı taşımaktır sırtında tekme atar Durmaz ne kafan kalır ne yüzün düzgün tutmazsan yada doğum yapar aynı gün 3 5 tane işte o zaman çobanlık belli olur koynuna torbaya çuvala doldurursun doğum pisliği varmış asla umurunda olmaz maya aldırmak bir sorun oğlak kuzu elini yüzünü emer yalar meme ararken birde doğum yapan gelmez doğum yaptığı yere geri kaçar mı işte o zaman çobanlığın cilveleri başlar sürü önünde durmaz geri ye toplamaya gitsen olmaz kuzu oğlağı bıraksan hiç olmaz akşamı sinirle yaparsın ama ağıla sağ salim hepsini götürünce mutluluk duyarsın sanki kahramanlık yapmış gibi gurur duyarsın sinir sitres yorgunluk hepsini unutursun hasta olanı getirdiysen sabaha kadar uyku tutmaz acaba öldü mü kaldı mı sabaha çıktı mı eğer taşıdığın hasta hayvan ölmüşse hangisine üzüleceğini şaşırırsın boşuna sırtında taşıdığına mı yoksa hayvanın öldüğüne sürünün bir tane daha eksildiğine mi zordur çobanlık kahveden atıp tutmaya benzemez kahvede bende sıcak soba başında çok hayvan bakarım lafla peynir gemisi yürümez tabiki işte bir anım da başımıza gelenleri yazıya döktüm kötü bir tecrübe ve sonu daha da kötü olabilecek bir olay yaşadık tı.


Yıl 1994 nisan ayı başları galiba o gün seçim vardı köyde Önümüzde 50 60 bilemedin 70 keçi var toplam da o gün hava yağmurlu ama her zaman yağmur yağıyor ya tutar ya tutmaz bulut ayçiçekler daha ekilmediği dönem sürük tarlalar o dönem çok ot yapar herkez bilir orman da yasak yeni fidanlık abim ile köyden başka keçici karıştırıp arazide ki tarlalara gitmeye karar vermişler keçiler daha güzel doyuyor diye erkek çepiçleri de yeni burmuştuk yani idiş etmiştik yavaş yavaş sürüyle birlikte gidiyorlardı ta ki o güne kadar o gün öğleden sonra şiddetli rüzgar ile bir yağmur bir yağmur ama göz gözü görmez rüzgar ve soğuk ile o yağmur yüzünü aşlıyor biz evde merak içindeyiz ormanda olsa çoban da keçi de saklanır arazide ne yapacak tek tuk pırnal var nereye saklanacak tarlalar sürük çamur dan nasıl gelecekler derken akşam gün kararmadan keçiler eve geldi ama toplam 20 30 keçi geldi geri kalanı kuytu kıyı köşe nerede olsa kalmışlar saklanıp abim dedi gidin toplayın kalanı ben ölüyorum soğuktan donmuş ıslanmış bizde annem ile giyindik çıktık aramaya yollarda kalanların bazıları gelmeye çalışıyor eve doğru biz soğuk demeden çamur demeden gidiyoruz sonra abimin tarif ettiği yere gittik ama iki tarla geçmek gerekiyordu sürük tarladan çamur da gitmek resmen bataklığa gitmekti çünkü bastığımız yerden diğer bacak çıkmıyor du kaç defa çamurdan kara lastik pabuç aradım ayağımdan çıkıyor du sonunda ulaştık burulmuş çepiçler saklanmış donmuş birisi yürüyemiyor diğerleri yürüdü gitti annem bir tane sırtına ben bir tane sırtıma aldım yola kadar çıkaralım dedik ama sırtıma aldığım çepiç bağırıyor dizlere kadar tarlada çamura battık çıkamıyoruz telefon da yok eğer kalsak çıkamasak donup kalıcaz ertesi gün ölümüzü bulacaklar dı gece olmuştu çünkü ve çepiç in sırtımda bağırması kesildi çepiç öyle bir titredi ki o an çepiç in sırtımda öldüğünü anlamam zor olmadı sırtımdan indirdim baktım gerçekten de canı çıkmıştı titremesi ondanmış işte o an çobanlığa isyan ettim biz canımız pahasına kurda kuşa yem olmasın ziyan olmasın lar diye mucadele verirken kurtarmaya uğraşırken ölmesi daha zoruma gitmişti ölüsü de olsa gözümden akan yaşlara üşümeme aldırmadan bata çıka yola çıkardım ve bıraktım anneme yürü dedim eve biz ölücez onları kurtaralım derken eve geldik ve ertesi gün 2 3 çepiçler den zaiyat ile sürüyü topladık ölenlerin hepsi yeni buruktu o gün bugündür bir daha haziran gelmeden çepiç burmadık biz bir tane fazla olsun diye hep uğraştık bazen sırt ile bazen kucakta taşıdık bugünlere kolay gelmedik o kadar kolay da para kazanmadık bizi ancak çobanlar anlar bizi ancak bunları yaşayanlar anlar hepinize sevgiler saygılar selamlar.

Neyleyim köşkü neyleyim sarayı
Kolay mı kazandım sandın parayı
Neler çektik çobanlar bilir o yarayı
Sırtımız da taşıdık biz yalan dünyayı

Kahve de herkez davar bakar davar güder
Laf ile peynir gemisi acaba nasıl gider
Alın davarı bu dert senin de bağrını deler
Bazen sırtında bazen yüreğinde acı acı meler

YAZAN ÇİZEN 
MUSTAFA BOZKURT sorun h.v.t@yandex.com.tr görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşın
dilek şikayer soru öneri için

ençok okunanlar

CANLI HAYVAN PAZARLARI HANGİ İLDE HANGİ GÜN KURULUYOR

MALYA TARIM İŞLETMESİNDE KOÇ KATIMI YAPILDI

14.09.2020 Canlı Hayvan Pazarı Fiyatları

21.09.2020 Canlı Hayvan Pazarı Fiyatları Canlı Kilo Koyun Keçi Düve İnek

HALEP KEÇİSİ IRKI VE ÖZELLİKLERİ

Merino Landschaf Koyunu Özellikleri

Arpa Hangi Ayda Hasat Edilir?

HONAMLI KEÇİ IRKI ÖZELLİKLERİ

KİLİS KEÇİSİ IRKI VE ÖZELLİKLERİ

2 İNEK İLE AYDA 5000 TL NASIL KAZANILIR